OLUMLU PSİKOLOJİDE AKIŞ DENEYİMİ
Dr. M. Zeki İLGAR
Değerli Okuyucular,
Zaman ve ona bağlı olarak ömür çok hızlı tükeniyor. Fırsat elimizdeyken içinde bulunduğumuz anı, akış deneyimi yaşama fırsatlarını iyi değerlendirmek ve hayatı dolu dolu yaşamak konularında, ertelemelerde bulunmak sonradan yaşanacak keşkeleri çoğaltmaktan başka bir işe yaramaz.
Olumlu psikoloji kişilerin ve toplumların gelişimine katkı yapan kavramların yanında kişinin potansiyelini algılamasına, doyum verici ve anlamlı bir hayat sürdürmesine imkan sağlayan deneyimleri de inceleyen psikoloji akımıdır (Chirico ve diğ., 2015). Bilişsel, davranışçı veya psikanalitik psikoloji gibi genelde kişideki hastalık ve sorunların tedavisine odaklanan geleneksel yaklaşımlardan farklı olarak olumlu psikoloji, kişinin hayatta mutlu, olumlu duygusal yapıya sahip, ruhsal anlamda sağlıklı ve doyum dolu olması için gereken kavramları araştırmaktadır. Akış kavramı da bu kavramlardan biridir.
Akış Kavramı
Mutluluğun ne olduğu ve mutluluğa nasıl ulaşılacağı konularında tam bir otorite olan Csikszentmihalyi, mutluluğu araştırırken akış kuramını alan yazına kazandırmıştır. Onun tanımına göre mutluluk kişilerde hazır olarak bulunmaz, parayla satın alınamadığı gibi güç ile de elde edilemez. Mutluluk, her kişi tarafından özel olarak ve özenle hazırlanmalı, işlenmeli ve korunmalıdır. Kişiler mutluluğu arayarak değil içsel deneyimlerini kontrol ederek mutlu olmayı başarabilirler (Csikszentmihalyi, 1990).
Akış kavramının temel öğretisi, kişiye olumlu deneyimi teşvik etmenin önemini öğretmektir. Akış kavramı, yirminci yüz yılın sonlarda içsel motivasyonun gerekli olduğu, serbest zaman, spor, sanat ve oyun gibi deneyim odaklı alanlara işaret etmektedir. Bu kavram, akademik alan dışında popüler kültür, iş dünyası, politika ve profesyonel spor alanlarında giderek artan bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu yönüyle “akış içinde kalmak” veya “akışta kalmak” derken; yönetilebilir zorluklarla mücadele etme sürecinde öznel bir deneyimin gerekliliğine vurgu yapılmaktadır (Nakamura & Csikszentmihalyi, 2002).
Csikszentmihalyi’nin mutluluktan yola çıkarak ortaya koyduğu akış kavramı, kişinin yaptığı işin içerisinde kaybolması, farkındalık ve konsantrasyonla yaptığı işe yoğunlaşması, aşırı odaklanması, dış faktörlerden kendini tamamen soyutlaması, net bir biçimde tanımlanmış amaçlar doğrultusunda almış olduğu geribildirimlerle gereken düzeltmeleri de yaparak, yaptığı işi denetim altında tutma hissi şeklinde tanımlanmaktadır (Büyükoğlu ve Büyükoğlu, 2017).
Csikszentmihalyi, akışın bileşenleri olarak; beden denetimi, zihin denetimi, hafızadan yararlanma, felsefe, yazma, hayat boyu öğrenme, iletişim kurma, meslek icra etme, yalnızlık, stresle başa çıkma ile birleşik akış deneyimi oluşturma şeklinde on bir farklı kavramdan bahsetmiştir. Akışın bileşenleri dediğimiz bu kavramları yeni nesillere iyi tanıtmak zorundayız.
Akışın bileşenlerinden biri olan beden denetimi, hem fiziksel duyularını bir düzene koyarak hem de spor, dans, yoga, dövüş sanatları gibi alanlarda bireye akışı deneyimleme fırsatı sunmaktadır. İnsanların hareketsel gelişimleri bu açıdan önemlidir.
Bedenin denetimi yanında zihnin denetimi de konsantre olmayı kolaylaştırmakta ve akısı sağlamaktadır, çünkü zihin serbest bırakıldığında genellikle hayal kırıklıklarına, rahatsız edici ve acı verici şeylere yönelerek kargaşaya yol açabilir. Hafızadan yararlanma ise hatırlamayı sağlayarak bu yolla bir hedefin gerçekleştirilmesi için bilinci düzenlemeye yaramaktadır.
Akışı sağlayan bir başka durum da düşünmedir. Düşünme eylemi zevklidir. Bu yüzden büyük düşünürler maddi ödüller yerine, düşünmenin hazzıyla motive olmuş, yeni bilimsel görüşlerin ortaya çıkması sayesinde yaşadıkları zevkle beslenmişlerdir.
Akışın bileşenlerinden bir diğeri de iletişimdir. Deneyimleri paylaşmak, analiz etmek ve anlamak yoluyla hayatımızı iyileştiririz. Yazmak ise olayları kaydetmenin, bilince düzen getirmenin ve korumanın en doyum verici yoludur. Yazmak, bilincin geçmişe dönmesini mümkün kılmaktadır.
Akışı sağlayan bir başka olgu, yaşam boyu öğrenmedir. Çok okuma ve çok gezme eylemleri de akış yaşamayı sağlamaktadır. Bunların sayesinde eğitim süreci okul hayatının bitmesiyle farklı bir şekilde devam etmektedir. Çalışma veya iş özellikleri da akış için fırsatlar sunabilir. Bir iş ne kadar çok çeşitli imkanlara sahip, kişiye uygun, esnek, anında geri bildirim özelliğine ve net hedeflere sahipse çalışan için o ölçüde zevklidir.
Akış yaşamada kişilerarası ilişkiler de etkilidir. Başka kişilerle olan ilişkilerin akış deneyimine katılması, bireyin yaşam kalitesini artırmaktadır. Ancak normal bir kişinin ortalama çalışma zamanının üçte birini yalnız başına geçirdiğinden, yalnızlıktan hoşlanmayı da öğrenmesi gereklidir. Stresle başa çıkma becerisi, sıkıntıyı azaltmayı zevkli bir mücadeleye dönüştürme yeteneğidir. Kişi stresle başa çıkma yoluyla da akış yaşamaktadır. Akışın boyutlarından biri de faaliyet ve farkındalığın birleştirilmesi sürecidir. Birleşik akış deneyimi oluşturma denilen bu durum akış yaşamayı bilinçli kılarak onurlandırmaktadır (Csikszentmihalyi, 1990).
Akış Deneyimi
Kökeni Maslow’un doruk deneyim çalışmalarına dayanan akış deneyimi kavramı Csikszentmihalyi (1970) tarafından geliştirilmiş ve kavramsallaştırılmıştır. Felsefenin ve konusu olan bu kavram güncel olarak da, olumlu psikoloji kapsamında yer alan bir araştırma alanı olarak anılmaktadır.
Akış deneyimi; kişinin gerçekleştirdiği eylem aracılığıyla, keyif ve yaratıcılık duygularını deneyimlemesi, böylece yaşama tümüyle katıldığını hissetmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Bu yoğun his, hem bilişsel gelişimi beslemekte hem de insan faaliyetinin en uygun halini alması için uygun koşulları sağlamaktadır (Csikszentmihalyi, 1990). Deneyim, kişiye yaptığı bu olumlu katkılarla bir yandan eylemleri zevkli hale getirmekte, öte yandan kişisel gelişime katkı sunmaktadır. Tüm bu katkılar, insanlığın gelişiminde önemli bir faktör olarak görülmüştür. Akışın, kişisel gelişime katkısı ve yaşam deneyimlerinin yükseltilmesi aracılığıyla mutluluğu beraberinde getirdiği söylenebilir (Kaya ve diğ. 2015).
Csikszentmihalyi (1990), akış deneyimini, bireylerin tam ilgilenim halindeyken yaşadıkları bütünsel duygular ve hayatta başka hiçbir şeyin değeri yokmuş gibi bir etkinliğe çok yoğun biçimde dahil olduğu durum olarak ifade etmektedir. Privette & Bundrick (1987) ise akış deneyimi sürecini, kendinden zevkli bir deneyim olarak tanımlarken, Clarke & Haworth (1994), akış deneyimini zorlukların bireyin becerileriyle eşleştiği durumlarda performansa eşlik eden öznel deneyim şeklinde tanımlamışlardır (Köse ve diğ., 2019).
Birey, akış esnasında amacına sınırsız yatırım yapar. Bu yüzden akışta bireyi kısıtlayarak düzenini bozacak ya da kendini savunmasını gerektirecek bir tehdit algısı da yoktur. Birey akışı olabildiğince çok deneyimlemek için bilincini düzenleyebildiği zaman, benlik algısı değişmeye ve hayat kalitesi iyileşmeye başlar. Akışta, yapılan her şey birey tarafından bilinç düzeni içerisinde denetimde tutulur. Akış deneyimi yaşayan, akıştan sonra kendini çok daha yetenekli hissettiği için benlik aklısı da değişir. Akış deneyimi düşüncelerin, niyetlerin, duyuların ve duyguların aynı amaca odaklanarak entegre olmalarını sağlamaktadır. (Csikszentmihalyi, 1990)
Csíkszentmihalyi’nin (2017) tanımladığı akış yaşantısı kavramı ise kişinin kendisini hayatın akışına kaptırması, bir işe tamamen odaklanılması ya da bir göreve kendisini tam olarak verebilme becerisi şeklinde ele alınabilir. Bir ödev yaparken, filmi izlerken, kitap okurken veya da proje üzerinde çalışırken tüm öteki uyaranların etkisinden kurtulup tam anlamıyla odaklanma durumu akış yaşantısının bir göstergesidir (Kütük, 2025).
Akış deneyimi veya yaşantısı kavramı olumlu psikolojinin gelişmesiyle kişisel gelişim, sağlık, beslenme, farkındalık, koçluk, meditasyon ve astroloji gibi alanlarda gelişmekte olan yeni sektörler yanında yaygın dinler dışında kalan doğaüstü güçlerle ilgili inanç ve uygulamalar bütünü şeklinde anılmaya başlamıştır. Bu yeni sektörlerin genel vaatlerine baktığımızda içsel alana yolculuk yapmak, kaygı ve korkulardan uzaklaşarak sağlam bir ruhsal yapıya sahip olmayı başarmak ve anda kalmaya odaklanmaktan oluştukları anlaşılmaktadır (Cabanas & Illouz, 2023).
Aleksic’e (2016) göre akış deneyimi, içerik olarak yoğun meşguliyet, bağlılık, katılım, tutku, başarılı olmak, içsel motivasyon, doruk deneyimler yaşamak ve gelişim göstermek gibi konu ve kavramlarla benzerlikler göstermektedir (Aleksić, 2016: 56). Akış deneyimi aynı zamanda, kendini verme veya dalma, yoğunlaşma ve belli bir alanda olma ile de yakından ilişkilidir (Ghani & Deshpande, 1994; Jackson, 2000; Demerouti ve diğ., 2012; Turan, 2019).
Akış deneyimi, motivasyon kuramlarının yanı sıra olumlu psikoloji içinde de önemli bir konuma sahiptir (Kefor, 2015:19). Olumlu psikoloji geçmiş zaman için esenlik ve memnuniyet; gelecek zaman için umut ve iyimserlik; şimdiki zaman için de akış deneyimi ve mutluluk konularına özel olarak odaklanan öznel deneyimlerle alakalı bir alandır.
Olumlu duyguları harekete geçirmek için olumlu psikoloji yaklaşımı içerisinde kendisine yer bulan akış kuramıyla kişi ekonomik, sınıfsal ve sosyal konumu ne olursa olsun içerisinde bulunduğu zamanda ve şartlarda olumlu duygularını en üst düzeye çıkarmayı hedeflemelidir. Kişi, bu öğretiyi içselleştirdiğinde mutlu olmanın zenginlik, para veya üstün başarılarla bir ilgisinin bulunmadığını öğrenmiş olacaktır (Turan, 2019).
Alex Linley ve diğerlerine (2006) göre, akış deneyimi olumlu psikolojinin bir alt bölümü şeklinde ortaya çıkarak bu alanda uygulamalı ve kuramsal araştırmalarda önemli bir odak noktası haline gelmiştir. Günümüzde, bilişsel, duygusal, motivasyonel ve fizyolojik boyutlarıyla daha iyi anlaşılmak üzere çalışmalar sürmekte (Freire, 2011) ve olumlu psikolojiyle alakalı deneysel bir yaklaşım şeklinde görülmektedir (Nakamura ve Csikszentmihaly, 2009).
Akış Kuramı
Csikszentmihalyi, pozitif psikolojinin konularından içsel motivasyon, derin haz duygusu ve öznel ödülle yapılan iş olgularını araştırmıştır (Iusca, 2015). Yaptığı alışmalar sonucunda ortaya koymuş olduğu akış kavramı, kişinin işini yüksek motivasyon içinde yaptığı, en uygun; en bilinç halini anlatmaktadır. Akış, bir çalışmanın yapılıyor olmasının kendi içerisinde kişi için bir ödül ve doyum kaynağı olması; dışarıdan ödüle ihtiyaç duyulmaması halidir. Ayrıca, zaman algısının çalışırken duyulan yoğun odaklanma duygusu bağlamında değişmesi; kişinin yaptığı işi dikkatini dağıtacak tüm unsurlardan uzak bir biçimde varlığı, farkındalığı ve enerjisi o işe kesintisiz olarak yönelmiş bir kolaylıkla ve bütünlükle yapabilmesi halidir (Csikszentmihalyi, 1990).
Akış kuramı, yeryüzünün farklı yerlerinde yaşayan ve birbirlerinden tamamen farklı iş kollarında çalışmakta olan yüzlerce insandan oluşan çok büyük bir örneklem üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde oluşmuştur. Resim, müzik, spor, sanat, satranç, tıp, endüstri ve eğitim gibi çok farklı içerik ve olgulara sahip olan iş alanlarından kişilerin, işlerinde en keyifli ve verimli bir halde performans gösterdikleri süreçler incelenmiştir. Kültürel, sosyo-ekonomik veya etnik her türlü demografik özellikten bağımsız olarak, örneklem grubundaki kadın, erkek, genç veya yaşlı herkes, akış deneyimini benzer kelimelerle betimlemiştir. Bu betimlemelerde en sıklıkla rastlanan ifade, işin en optimal seviyede yapılması ve deneyimden derin bir keyif alınmasıdır (Csikszentmihalyi, 1990).
Akış kavramı birçok kişinin, işin yapılışını anlatırken “sanki akan bir su tarafından taşınıyor gibi akıcılıkla ve kolaylıkla yapılması” benzetmesinden türemiştir (Fullagar ve diğ.., 2013). Evrensel bir olgu olarak kabul edilen akış kuramı, bir işin en kolay, en verimli, en derin konsantrasyon halinde ve doyum verici bir şekilde icra edildiği deneyimin detaylı bir dökümünü ortaya koymaktadır (Tezel, 2016).
Akış kuramının temelinde, kişilerin yaptığı etkinlikten aldıkları içsel zevk ve doyum duygusu yatar. Akış durumu, kişinin yetenekleriyle etkinliğin zorluk düzeyi arasındaki ideal denge sağlandığında gerçekleşmektedir. Eğer etkinliğin zorluk düzeyi kişinin becerilerinden çok yüksekse kişi kaygı yaşamaktadır; eğer zorluk düzeyi düşükse kişi sıkılmaktadır (Massimini & Carli, 1988: 267).
Akışı Oluşturan Öğeler
Akış deneyimi kişinin bir işi, derin odaklanma ve farkındalıkla, kontrollü, etkili ve tüm varlığını o işe bağlamış bir biçimde yaşadığı bilinç durumudur. Özellikle kişinin zihinsel ve duygusal durumuyla alakalı psikolojik bir kavram olan akışın oluşmasını mümkün kılan en önemli öğe, duygu, düşünce ve dikkatin işe odaklanabilmesidir. Bu odaklanma olgusuyla birlikte akışı oluşturan dokuz farklı boyut daha vardır (Chirico ve diğ., 2015).
Bir işin süreci ve sonucuyla alakalı net olarak belirlenmiş hedeflerin olması, akış deneyiminin en önemli öğelerinden biridir. Kişinin işini yaparken neye varmak istediğinin ve bunun için hangi yeni adımlarla ilerlemesi gerektiğinin bilincine varması, akış haline ulaşması, işine odaklanarak işini yüksek farkındalıkla yapması yolunda bir gerekliliktir (Tezel, 2016).
Akışın oluşabilmesindeki en önemli ikinci öğe, kişinin algısında aktiviteyle alakalı olarak aşılması gereken zorluk ile beceri düzeyi arasındaki dengedir. “Zorluk düzeyinin beceriye göre çok yüksek olduğu hallerde işe yönelik kaygı; çok düşük olduğunda işe yönelik sıkılma duygusu ortaya çıkmaktadır. Her iki öğenin de düşük düzeyde olduğu durumlarda ise, bireyde umursamazlık duygusu oluşabilmektedir” (Csikszentmihalyi, 1997). Akışı olanaklı kılan denge, bireyin beceri düzeyinin ortalamanın üzerinde olması ve yapılan aktivitedeki zorluk düzeyinin de bireyin tüm yetenek, beceri ve güçlü yönlerini ortaya çıkarmasını gerektirecek boyutta olmasıdır.
Akışı oluşturan bir başka öğe de aktivite sürecinde, bireyin mutlak denetim duygusuna sahip olmasıdır. Bir başka ifadeye kişi, işin icrasıyla alakalı gerekli her türlü detayın denetimi altında olduğunu hissetmektedir. Akış halindeyken yapılan bir işi ötekilerden ayıran en önemli özelliklerden birisi, akışta kişinin, sahip olduğu hakimiyet duygusuyla işin süreci ve sonucuyla ilgili hiçbir sorgulamada bulunmamasıdır. Akış halindeyken kişi becerisine güvenmekte; önündeki eylemi de kolay yapılabilir olarak algılamaktadır (Jackson & Csikszentmihalyi, 1999).
Akışın diğer önemli bir öğesi, aktivite üzerindeki yoğun odaklanma durumudur. Akış halinde performans yapan birinin tüm dikkati, en yüksek işlevsellikle yaptığı işe yönelmiştir. Bu yönlenme süreci‘şimdi ve burada’lıkla paralel olarak, yoğun bir biçimde o ana odaklanmayı öngörmektedir. Bu dikkat odağı sayesinde akış, kişinin gündelik hayatta aklından geçebilecek her türlü tasa, endişe veya korkuyla bağlantılı yıkıcı düşüncelerden arınmış bir biçimde işini yapabilmesini olanaklı kılar (Csikszentmihalyi, 1996).
Derin odaklanmaya paralel olarak, akış halinde olanın farkındalığı, bütünüyle etkinliyi gerçekleştirmek için gereken hareket ve eylemler üzerindedir. Beden ve zihin, birbiriyle uyum içerisinde ve tek varlıkmış gibi çalışır. Birey yoğun bir bütünlük duygusuna sahiptir. Bu öğenin en önemli özelliği, işe yönelik olarak yapılan hareketlerin, zorluk düzeyi üst düzeyde olsa bile gücün ekonomik bir biçimde kullanılarak, kolaylıkla yapılıyor olmasıdır.
Akışın bir özelliği de benlik duygunun işin yapılışı sürecinde tamamen ortadan kalkmasıdır. Kişi kendisiyle alakalı her türlü düşünceden; özellikle de endişe türü olumsuz duygulardan bağımsız olarak yaptığı işe yoğunlaşabilmektedir (Csikszentmihalyi, 1996).
Zaman algısının değişmesi, akış kavramının bir diğer yönüdür. “Gece, gündüz ya da saatin ilerleyişi gibi etkenlerin referans alındığı objektif zaman kavramı, akış halindeyken kişinin yaptığı işin kendi iç ritmi sebebiyle ilgisiz hale gelir” (Csikszentmihalyi, 1990). Akış halinde işe odaklanmış olan kişi, zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmamakta; zamanın çok hızlı geçtiği duygusuna kapılmaktadır (Tezel, 2016).
Akış olgusunun ortaya çıkabilmesinde, kişinin yaptığı işle alakalı net bir geribildirime sahip olması önemlidir. Geribildirim, kişinin yapılan aktivitenin doğasında olan ya da kendisi için tespit ettiği amaç ve hedefler yolunda ulaştığı aşamayı belirlemesine yardım eder. Aldığı geribildirim sayesinde birey, işini verimli ve etkili bir biçimde yapabiliyor olduğunun bilincindedir (Csikszentmihalyi, 1996).
Akış halinde yapılan bir aktivitenin, birey için belki de en ideal boyutu, o eylemin birey açısından içsel motivasyon ve ödül kaynağı oluşturmasıdır. Burada aktivitenin yapılış sürecinde alınan haz, onun yapılmasının en öncelikli sebebidir. Csikszentmihalyi’nin (1990) ototelik olarak adlandırdığı bu tür etkinlikleri ötekilerden ayıran önemli bir özellik; ototelik etkinlikte ödül, iş yapılırken alınan doyum duygusudur. Bu tür etkinliklerde ana odak noktayı süreç oluşturmaktadır. Oysa para veya mevki kazanma benzeri dış ödüller için yapılan işler esas olarak sonuç odaklıdır ve kişiyi akışa götürmez (Tezel, 2016).
Uygulama ve Araştırma Alanları
Akış deneyiminin psikolojik alt yapısını oluşturan temel öğeler, kişinin yaptığı etkinliğe olan kesintisiz ve yoğun olarak odaklanmasıyla alakalıdır. Bu süreçte kişi dış dünyayla olan bağını büyük ölçüde koparmakta ve tamamen etkinliğin içinde kaybolmaktadır. Bu durumu yaşayan kişilerin ortak ifadeleri, “kendimi kaybettim”, “yaptığım iş ile bir oldum” , “zaman nasıl geçti anlamadım” gibi ifadelerdir (Csikszentmihalyi ve LeFevre, 1989).
Akış deneyimi veya yaşantısı; ilk olarak ressamlar, kaya tırmanışçıları, sirklerde çalışanlar, dansçılar ve müzisyenler arasında ilgili etkinlik veya görevleri yerine getirirken neler hissettiklerini anlamak amacıyla çalışılmıştır (Fullagar & Kelloway, 2009). Sonraki yıllarda bu çalışmalar oyunda, sporda, sanatta, müzik ve dansta, eğitimde, ciddi serbest zamanda ve çalışma yaşamında yaşanan keyifli deneyimlere odaklanmıştır (Turan, 2019).
a)Oyun
Akış deneyimi araştırmalarının yapıldığı alanlardan biri oyundur. Bu alanda ağırlıklı olarak sanal ve eğitici-öğretici oyunlar üzerinde çalışılmıştır((Lee & Kwon, 2005; Kiili, 2005; Perttula ve diğ., 2017). Eğitici oyunlar konusunda grupla yapılan bir araştırmada, gruptaki üyelere içinde bulundukları durum hakkında bazı sorular yöneltilmiş ve yaklaşık tüm oyuncuların zaman çarpıtması yaşadıklarını ve dikkatlerini yaptıkları işe odaklamayı başarabildiklerini, bu durumun da keyif duygusuyla sonuçlandığını belirtmişlerdir (Kiili, 2005).
b) Ciddi Serbest Zaman
Serbest zaman bağlamında akış deneyiminin yetişkin kişilerin günlük hayatlarına nasıl etkisi olduğunu konusunda yapılan bir çalışmada bu kişilerin, normal serbest zamanlarında akış yaşamadıkları tespit edilmiştir. Çünkü akış deneyimi serbest zaman dahi olsa herhangi bir yerdeki farklı aktivitelere bağlıdır. Bu sebeple, kişilerin serbest zamanlarını nasıl geçirdikleri önemlidir (Heo ve diğ., 2010). Bu serbest zaman alan yazında “ciddi serbest zaman” olarak adlandırılmaktadır. Ciddi serbest zaman; genel olarak kişilerin; kendilerini, özel yeteneklerini, deneyimlerini ve bilgilerini ifade etmeye odaklanmış bir zaman dilimidir. Bu özel zaman diliminde, aktivitede bulunanlar önemli ve ilgi çekici buldukları amatör, hobi ya da gönüllü bir etkinliği sistematik olarak izlerler (Stebbins, 1982; akt. Turan, 2019).
c)Spor
Akış deneyimi, çok disiplinli ve karmaşık sosyal bir alan olan sporla yakından alakalıdır (Swann ve diğ., 2018). Spor, hem zihinsel hem de bedensel mücadele ve zorluk ortaya çıkararak akış deneyiminin yaşanmasına zengin fırsatlar sunmaktadır (Swann, 2016). Sporda yüksek performans ile akış deneyimi arasında olumlu yönde bir ilişkinin olduğu (Swann ve diğ., 2017) ortaya çıkmıştır.
Akış deneyimi yaşayan sporcuların tam anlamıyla ne yaptıklarına odaklandıkları ve hedeflerini başarılı olarak uygulamak için gerekli olan algılamaların daha da yoğunlaştığı, sonuçta bu durumun bireyde netlik duygusunun oluşmasına yol açtığı bilgisi elde edilmiştir. İnsan zihninin bu hali akış deneyimini ifade etmektedir (Turan, 2019).
d) Müzik ve Dans
Akış deneyimine götüren koşullardan birisi de yapılan göreve tamamen kendini kaptırmaktır. Müzik içeren bir etkinlikte kendini kaptırma olayı doğal olarak gerçekleşmektedir (Wilson, 2016). Öte yandan, odaklanma, eylem ve farkındalığın birleşmesi yanında müzik ve dans için zamanın çarpıtılması ve içsel olarak oluşan keyfi hissetme oldukça olağan bir durum oluşturmaktadır. Çünkü; müzik kişilerin içsel motivasyonunu devam ettirmektedir (Chirico ve diğ., 2015). Benzer biçimde, akış deneyimi yaşanırken dansta göreve tam olarak kendini verme, ototelik deneyim ve beceri-zorluk eşleşmesi boyutları gerçekleşmektedir (Hefferon & Ollis, 2006). Bu yönüyle müzik ve dans ile akış deneyiminin arasında olumlu yönde bir ilişki olduğunu söylenebilir.
e) Sanat
En uygun dikkat ve katılımın psikolojik durumunu yansıtan akış deneyimi, sanat alanında da yaşanabilmektedir. Sanatın ve akış deneyiminin ortak noktaları yaratıcılık ve iyilik hali olduğundan, akış deneyiminin sanat uygulamaları ve araştırmalarına etkileri vardır (Chilton, 2013). Sanat alanında akış deneyiminin ortaya çıkışı ise; genel başarı, kontrol ve özerklik duygularına bağlı olmaktadır (Reynolds & Prior, 2006).
f) Eğitim/Öğrenme
Akış deneyimi, doğası gereği öğrenmeyle de alakalıdır. Yeni bir beceriyi öğrenirken, temel bir ödevi üstlenmenin güçlüğü, öğrenmenin başlangıç düzeyini aşabilir ve bu sebeple bunaltıcı hale gelebilir (Shernoff & Csikszentmihaly, 2009). Bu konuda yapılan bir araştırma, öğrencilerin akademik ödevlerde ve öznel öğrenme deneyimlerinde bulunduklarında akış deneyimi yaşadıklarını, yaşadıkları bu deneyimi devam ettirmek istedikleri için de ödevlerine bağlılıklarını sürdürmeye güdülendikleri sonucunu ortaya koymuştur (Schmidt, 2010). Ayrıca eğitim alanındaki diğer çalışmalar da; akış deneyiminin kişinin öğrenmesi üzerindeki etkilerine ve sürdürülebilirliğine eğitimde öğretme etkinliğine ve öğrenci performansının iyileştirilmesine odaklanmıştır (Kiili & diğerleri, 2012; Giasiranis ve Sofos, 2017).
g) Çalışma Hayatı
Akış deneyimi ve çalışma hayatı arasındaki ilişki ilk olarak 1989 yılında ele alınmıştır. Araştırmalar, çalışma hayatında akış deneyiminin serbest zamana göre üç kat daha fazla gerçekleştiğini ortaya koymuştur (Csikszentmihalyi & LeFevre, 1989). Bu düşüncenin dayanağı, insanların çalışmayı bir sanat veya oyun gibi görürse hayatlarının daha iyi olacağı fikridir (Csikszentmihalyi & Lebuda, 2017). Dünyada çalışma düşüncesi, günlük hayatta tıpkı bir oyun gibi yapılandırılmıştır. Net hedefler, anında geri bildirimler oyun gibi çalışma ortamında da vardır. Eğer çalışanlar becerilerini iyi kullanabilirse ve yaptıkları işin zorlukları becerilerine uygun ise; çalışma hayatında akış deneyimi yaşamaları mümkün olmaktadır (Csikszentmihalyi & Lebuda, 2017). Bunun yanında, çalışma hayatında yaşanan akış deneyimi kişilerin hayatlarının diğer alanlarını da olumlu etki etkileyecektir (Csikszentmihalyi & LeFevre, 1989; akt. Turan, 2019).
h. Rekreasyon/Serbest Zaman
Kişilerin çalışma hayatları ve güdüsel ihtiyaçlarını karşıladıkları sürenin dışında kalan serbest zamanlarda özellikle kişisel haz almaya yönelik olan, iş yüklerini azaltıcı ve sağlıklarını iyileştirici etkinliklere katılıma olanağı sağlamaktadır. Bu nedenle kişilerin fiziksel ve ruhsal sağlık yönünden kaliteli, etkin ve verimli serbest zaman etkiliklerine katılması gerekmektedir (Aksu ve diğ., 2021; Çuhadar ve diğ., 2019; Kaya ve diğ., 2021; Lakot ve diğ., 2013; Maltby & Day, 2001).
Özetle serbest zaman, tam olarak tanımı yapılamayan veya farklı anlamlarda tanımlanan bir zaman dilimini ifade etmektedir. Aristotales (2013) serbest zamanı; çalışan kişiler için gerekli olan serbestlik diye belirtmiştir. Ayrıca serbest zaman, kişilerin seçenekleri arasında rahatça eğlenme, rahatlama, gevşeme ve gelişim gibi temel yaklaşımlarla tercih yapabilme özgürlüğüne sahip olması şeklinde de tanımlanmaktadır (Leitner ve Leitner, 2012).
Genel bir değerlendirmeyle motivasyon ve olumlu psikolojinin temel çıktılarından biri olarak akış deneyimi, insanları ilgilendiren çoğu alanda irdelenmelidir. Böylece, akış deneyimine yönelik olarak yapılacak gelecek araştırmalarda anlam, etki ve neticelerinin örneklem ve alan çeşitliliği düzeyinde araştırılması ve bu konuda projelerin geliştirilmesi önerilebilir. Böylece akış deneyimine dair kaynak, veri ve yöntem çeşitliliği artırılacak, araştırmalar zenginleşecek, bilimsel nitelikli çalışmalar için yeni farkındalıklar oluşacaktır (Turan, 2019).
Akış deneyimi yaşamaktan habersiz bireylerin yaşamlarının anlamını bilmeleri olanaksızdır. Ailede ve okulda akış deneyimi konusunda çocukların bilgilendirilmeleri, bilinçli olarak akış deneyimi yaşamaları konusunda yaşantılar hazırlanması önemli görülmelidir.
KAYNAKÇA
Aksu, H.S., Harmandar Demirel, D., Kaya, A. ve Demirel, M. (2021). Akademik serbest zaman ve rekreasyon araştırmaları. A. Kaya ve S. Uslu (Ed.), E-spor faaliyetlerinin rekreasyon ve spor açısından değerlendirilmesi (s. 23-40). NEÜ Yayınları.
Alex Linley, P., Joseph, S., Harrington, S. & Wood, A. M. (2006). “Positive Psychology: Past, Present, And (Possible) Future”, The Journal of Positive Psychology, 1/1, 3 – 16.
Aristoteles (2013). Politika. (Çev. M. Temelli). Ark Kitapları.
Büyükoğlu, B., & Büyükoğlu, H. (2017). Meslek yüksekokulu işletme yönetimi öğrencilerinin alan derslerindeki akış deneyimlerinin incelenmesi: Gaziantep ili örneği. International Journal of Eurasia Social Sciences, 8(28), 537-551.
Cabanas, E., & Illouz, E. (2023). Mutlu yurttaş imalatı: Mutluluk endüstrisi hayatımızı nasıl kontrol ediyor? (T. Göbekçin, Çev.). İletişim Yayınları.
Chilton, G. (2013). “Art Therapy and Flow: A Review of The Literature and Applications”. Art Therapy, 30/2, 64 70
Chirico, A., Serino, S., Cipresso, P., Gaggioli, A. & Riva, G. (2015). “When Music “Flows”. State and Trait in Musical Performance, Composition and Listening: A Systematic Review”, Frontiers in Psychology, 6/1, 1-14.
Csikszentmihalyi, M. & Lebuda, İ. (2017). A window into the bright side of psychology: Interview with Mihaly Csikszentmihalyi Europe’s Journal of Psychology 13(4):810-821
Csikszentmihalyi, M. (1990). Flow: The Psychology Of Optimal Experience. New York: Harper Perennial.
Csikszentmihalyi, M. (1996). Creativity. Harper Perennial
Csikszentmihalyi, M. (1997). Finding flow. Basic Books.
Csíkszentmihályi, M. (2017). Akış: Mutluluk bilimi (Çev. B. Satılmış). Buzdağı Yayınevi.
Csikszentmihalyi, M., & LeFevre, J. (1989). Optimal experience in work and leisure. Journal of Personality and Social Psychology, 56(5), 815–822.
Csikszentmihalyi, M. & Csikszentmihalyi, I. (1999). Adventure and the flow experience In: JC Miles, & S. Priest (Eds.), Adventure programming (pp. 153– 158). State College.
Çuhadar, A., Er, Y., Demirel, M. & Harmandar Demirel, D. (2019). Bireyleri rekreasyonel amaçlı egzersize motive eden faktörlerin incelenmesi. Spormetre Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, 17(3): 153-161
Freire T. (2011). “From Flow to Optimal Experience: (Re)Searching The Quality of Subjective Experience Throughout Daily Life”, The Human Pursuit of Well-Being, (ed: I. Brdar), Springer.
Fullagar, C. J. & Kelloway, E. K. (2009). “Flow at Work: An Experience Sampling Approach”, Journal of Occupational and Organizational Psychology, 82/3, 595-615.
Giasiranis, S. & Sofos, L. (2017). “Flow Experience and Educational Effectiveness of Teaching Informatics Using AR”, Journal of Educational Technology & Society, 20/4, 8-88.
Hefferon, K. M. & Ollis, S. (2006). “‘Just Clicks’: An Interpretive Phenomenological Analysis of Professional Dancers’ Experience of Flow”, Research in Dance Education, 7/2, 141-159.
Heo, J., Lee, Y., Pedersen, P. M. & McCormick, B. P. (2010). “Flow Experience in the Daily Lives of Older Adults: an Analysis of the Interaction Between Flow, Individual Differences, Serious Leisure, Location, and Social Context”, Canadian Journal on Aging, 1-13.
Iusca, D. (2015). The Relationship Between Flow And Music Performance Level Of Undergraduates In Exam Situations: The Effect Of Musical Instrument. Procedia- Social And Behavioral Sciences, 177, 396-400.
Jackson, S. A. & Csikszentmihalyi, M. (1999). Flow ın sports. Champaign: Human Kinetics.
Kaya, B., Metin, T. ve Akoğlan Kozak, M. (2015) Kapalı Rekreasyon Tesislerinde Kullanıcıların Akış Deneyimi Seyahat ve Otel İşletmeciliği Dergisi. 12 (2).
Kaya, A., Demirel, M. ve Harmandar Demirel, D. (2021). Akademik serbest zaman ve rekreasyon araştırmaları. A. Kaya ve S. Uslu (Ed.), Ciddi Serbest Zaman ve Rekreasyon Uzmanlığı Arasındaki İlişkinin Kavramsal Açından Değerlendirilmesi (s. 4-22). NEÜ Yayınları.
Kiili, K. (2005). “Content Creation Challenges and Flow Experience in Educational Games: The Itemperor Case”, The Internet and Higher Education, 8/3, 183-198.
Kiili, K., Freitas, S.I., Arnab, S. & Lainema, T. (2012). “The Design Principles for Flow Experience in Educational Games”, Procedia Computer Science, 15, 78-91.
Köse, S., Akçakanat, T. ve Bayrakçı, E. (2919). Akış Deneyimi Üzerine Kavramsal Bir Çalışma Sosyal Bilimler Araştırmaları II .Akademisyen Kitapevi.
Kütük, H. (2025). Akış yaşantısı ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide ekopsikolojik duyarlılığın etkisi. Uluslararası Psiko-Sosyal Eğitim Araştırmaları Dergisi.5 (8). 163-176.
Lakot, K., Korur, E., N., Öncü, E. ve Gürbüz, K. (2013). Bireyler rekreatif aktivitelere neden katılmazlar? Akademisyenler örneği. II. Rekreasyon araştırmaları kongresi, Aydın.
Lee, I. & Kwon, H. J. (2005). “Relations Among Flow, Information Processing Strategies, and Performance , in a Computer-Based Simulation Game”, Proceedings of ED-MEDIA 2005–World Conference on Educational Multimedia, Hypermedia & Telecommunications. Montreal, Canada: Association for the Advancement of Computing in Education (AACE).
Leitner, M. J. & Leitner, S. F. (2012). Leisure enhancement. Sagamore Publishing.
Maltby, J. & Day, L. (2001). The relationship between exercise motives and psychological well-being. Journal of Psychology, 135(6), 651‐660.
Massimini, F., & Carli, M. (1988). The systematic assessment of flow in daily experience. In M. Csikszentmihalyi & I. Csikszentmihalyi (Eds.), Optimal experience: Psychological studies of flow in consciousness (pp. 266–287). Cambridge University Press.
Nakamura, J., & Csikszentmihalyi, M. (2002). The concept of flow. C. R. Snyder & S. J. Lopez (Ed.), Handbook of positive psychology içinde (ss. 89-106). Oxford Univesity Press.
Nakamura, J., & Csikszentmihalyi, M. (2014). The concept of flow. In C. R. Snyder & S. J. Lopez (Eds.), Handbook of positive psychology (pp. 239–263). Oxford University Press.
Perttula, A., Kiili, K. Lindstedt, A. & Tuomi, P. (2017). “Flow Experience in Game Based Learning – A Systematic Literature Review”, International Journal of Serious Games, 4/1, 57-72.
Reynolds, F. & Prior, S. (2006). “Creative Adventures and Flow in Art-Making: A Qualitative Study of Women Living with Cancer”, The British Journal of Occupational Therapy, 69/6, 255-262.
Shernoff, D. J. & Csíkszentmihályi, M. (2009). “Flow in Schools Cultivating Engaged Learners and Optimal Learning Environments”, Handbook of Positive Psychology in Schools. Routledge.
Swann, C. (2016). “Flow in Sport”, Flow Experience, (Ed: L. Harmat, F. Ørsted Anderse., F. Ullén, J. Wright, G. Sadlo). Springer.
Swann, C., Crust, L., Jackman, P., Vella, S.A., Allen, M.S. & Keegan, R. (2017). “Psychological States Underlying Excellent Performance in Sport: Toward an Integrated Model of Flow and Clutch States”, Journal of Applied Sport Psychology, 29/ 4, 375-401.
Swann, C., Piggott, D., Schweickle, M. & Vella, S.A. (2018). “A Review of Scientific Progress in Flow in Sport and Exercise: Normal Science, Crisis, and a Progressive Shift”, Journal of Applied Sport Psychology, 30/3, 249-271.
Tezel, G. (2016). Psikolojide akış kuramı ve müzik icrası bağlamında değerlendirilmesi. Konservatoryum Dergisi. 3 (2).
Tunç Subaşı, S. (2024). Mutluluk, Pozitif Psikoloji ve Akış: Sara Ahmed Üzerinden Pozitif Dergisi Analizi. MSGSÜ Sosyal Bilimler Dergisi, (29): 62-79.
Turan, N. (2019). Akış deneyimi üzerine genel bir literatür taraması. Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 37.
Wilson, E. (2016). Flow and performance competency in modern and ballet dancers. Scripps Senior Theses. Paper 725. http://scholarship.claremont.edu/scripps_theses/725.
Dr. M. Zeki İLGAR

