ÖLÜM FERMANIM OLDUN
Terk edip de giderken, sana “dur” diyemedim
Ateşten gömlek verdin, can yaktı, giyemedim.
Serde erkeklik vardı, başımı eğemedim.
Ayrılığın yoluna adımını atarak,
Ölüm fermanım oldun, sevdamızı satarak.
Gökyüzümde mavimdin, yeşilim baharımda,
Sevda yeliyle öten bülbülüm seherimde,
Aşkla kulaç atarken bedenimin harında,
Sırtını dönüp gittin, kaşlarını çatarak,
Ölüm fermanım oldun, sevdamızı satarak.
Varlığın âb-ı hayat, yokluğun taştan ağır,
Anladım ki sen yoksan, ruhum hem kör hem sağır,
Uzaksan, gelemezsen, bari yanına çağır,
Koşar gelirdim sana, canına can katarak,
Ölüm fermanım oldun, sevdamızı satarak.
Dudakların mey olsun, kadehimi dolduran,
Sözlerin nağme olsun, kemanımı çaldıran,
Ellerin umut olsun, beni yerden kaldıran,
Sana el uzatmışken, başka bir el tutarak,
Ölüm fermanım oldun, sevdamızı satarak.
Yaşamaya gücüm yok, hiç kalmadı dermanım,
Bedenimde yangın var, küle döndü harmanım,
Toprağımı kuruttun, yeşermiyor ormanım,
Zehirli hançer gibi yüreğime batarak,
Ölüm fermanım oldun, sevdamızı satarak.
Hikmet Güzel

